İkinci el araç satışında, satıcının ticari bir işletme (galerici) olması ile bireysel satıcı (memur, doktor vb.) olması durumunda, aracın motorunda satıştan 4 ay sonra ortaya çıkan gizli bir arıza karşısında alıcının ispat yükü ve başvurabileceği hukuki yollar arasındaki temel farkları, ilgili kanun maddelerine atıfta bulunarak açıklayınız.
Satıcının galerici olması durumunda, bu bir 'tüketici işlemi' sayılır ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK) hükümleri uygulanır. TKHK m. 10'a göre, 'Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir.' Bu durumda ispat yükü, malın ayıplı olmadığını kanıtlamak zorunda olan satıcıya aittir. Alıcı (tüketici), TKHK m. 11'deki seçimlik haklardan (sözleşmeden dönme, bedel indirimi, ücretsiz onarım, misli ile değiştirme) birini kullanabilir. Satıcının bireysel satıcı olması durumunda ise Türk Borçlar Kanunu (TBK) hükümleri uygulanır. Burada, TKHK'daki altı aylık karine yoktur ve ayıp iddiasını ispat yükü genel hükümlere göre alıcıdadır. Alıcı, TBK m. 223 uyarınca ayıbı fark eder etmez 'uygun bir süre içinde' satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Bu bildirim yapılmazsa, alıcı hakkını kaybedebilir. Alıcının seçimlik hakları TBK m. 227'de düzenlenmiştir. Dolayısıyla temel farklar; uygulanacak kanun (TKHK vs. TBK), ispat yükü (altı aylık karine vs. genel kural) ve alıcının bildirim yükümlülüğüdür.