Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2018/6958 E. sayılı kararında, anlaşmalı boşanma davasında, taraflardan birinin hüküm kesinleşmeden önce irade beyanından dönmesi durumunda mahkemenin nasıl bir yol izlemesi gerektiği belirtilmiştir?
Kararda belirtildiği üzere, anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar, eşlerin bu yöndeki irade beyanından (gerek boşanmanın kendisi, gerekse mali sonuçları ve çocukların durumu hakkındaki anlaşmadan) dönmelerini engelleyen bir yasal hüküm yoktur. Taraflardan biri, ilk duruşmadaki kabul beyanından veya protokolden, hüküm kesinleşmeden önce vazgeçerse, artık anlaşmalı boşanmanın koşulları ortadan kalkmış olur. Bu durumda mahkeme, davayı reddetmemeli; davayı 'çekişmeli boşanma' (TMK m. 166/1-2) davası olarak görmeye devam etmelidir. Mahkemenin, taraflara iddia ve savunmalarını ve delillerini sunmaları için süre vererek, ön inceleme ve tahkikat aşamalarını yürütmesi ve davayı çekişmeli boşanma davası olarak sonuçlandırması gerekir (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-336-adli-yardim-talebi.html).