Yargıtay kararları ışığında, sanığın cinsel istismar suçuna yönelik icrai hareketlere başladığı ancak mağdurun aşılabilir mukavemeti veya failin gönüllü vazgeçmesi sonucu eylemin tamamlanamaması durumunda hukuki nitelendirme nasıl yapılır?
Yargıtay kararları, bu tür durumlarda suçun niteliğini titizlikle belirler. 1. **Gönüllü Vazgeçme (TCK m.36):** Eğer sanık, eylemini tamamlamaya imkanı varken, kendi özgür iradesiyle ve ciddi bir engel neden olmaksızın vazgeçerse, 'gönüllü vazgeçme' hükümleri uygulanır ve tamamlanan kısım suç teşkil ediyorsa o suçtan cezalandırılır. Örneğin, Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2020/1666 sayılı kararında, sanığın mağduru kucaklamak istemesine rağmen mağdurenin iteklemesi sonucu kucaklayamaması ve eylemi sonlandırması 'gönüllü vazgeçme' olarak kabul edilmiş ve cinsel istismar suçuna teşebbüsün dahi oluşmadığına karar verilmiştir. 2. **Aşılabilir Mukavemet:** Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2021/513 sayılı kararında ise, suça sürüklenen çocuğun 'aşılabilir mukavemeti' dışında ciddi bir engel olmaksızın eylemine son vermesi halinde, eylemin 'nitelikli cinsel istismara teşebbüs' değil, 'basit cinsel istismar' suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir. Bu, failin kastının ve eylemi tamamlamaktan neden vazgeçtiğinin belirlenmesinin önemini gösterir.