Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2012/7112 E., 2014/5614 K. sayılı kararı ışığında, 'iki tarafın da çocuk olması' halinde karşılıklı cinsel ilişki eyleminin hukuki nitelendirmesi nasıl yapılır? Fail ve mağdur arasındaki rol ayrımının bu durumda nasıl ele alındığını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #299808

Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2014/5614 K. sayılı kararına göre, 15 yaşından küçük çocukların birbirleriyle cinsel ilişkiye girmesi ve cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, vücuda organ sokan failin eylemi TCK m.103/2'de yer alan 'nitelikli cinsel istismar' suçunu, vücuduna organ sokulan diğer çocuğun eylemi ise TCK m.103/1'de yer alan 'basit cinsel istismar' suçunu oluşturur. Kararda, mahkemenin 'suçun işlenmesinde kimin etkin yani kimin fail veya mağdur olduğunun anlaşılamadığı' gerekçesiyle beraat kararı vermesi hatalı bulunmuştur. Yargıtay, tarafların karşılıklı istekleriyle cinsel ilişkiye girdikleri sabit olsa dahi, her iki tarafın da 'çocuğun cinsel istismarı' suçunu işlediğini kabul etmiş ve etkin olan çocuğun nitelikli istismar suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu karar, reşit olmayanların kendi aralarındaki cinsel eylemlerin de TCK 103 kapsamında değerlendirilebileceğini göstermiştir.