TCK m.212'nin uygulanmasında, 'sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması' ve 'lehe kanunun belirlenmesi' kriterleri Yargıtay içtihadında nasıl bir öneme sahiptir?
TCK m.212'nin uygulanabilmesi için, sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, öncelikle 'sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması' gerekmektedir. Yargıtay'ın birçok kararında (örn. Y5CD 2013/5352 K., 2014/13382 T.; Y5CD 2013/922 K., 2014/5049 T.), sahte faturalar, makbuzlar veya diğer belgeler kullanılarak zimmet gibi suçların işlenmesi durumlarında, sahtecilik eyleminin bağımsız bir suç teşkil edip etmediğinin incelenmesi gerektiği belirtilmiştir. Eğer sahtecilik suçunun unsurları oluşmuşsa, bu suçtan da mahkumiyet hükmü kurulmalıdır. Ayrıca, 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddesi ve CMK'nın 34. ve 230. maddeleri uyarınca, 'lehe kanunun belirlenmesi' (önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının karşılaştırılması) de zorunludur. Bu, hem sahtecilik hem de ilgili diğer suç açısından en lehe olan kanun hükümlerinin uygulanmasını sağlar.