Bir hukuki işlemin 'ticari iş' niteliğinde olup olmadığını belirlemede Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 4. maddesinin rolü nedir? Yargıtay'ın bir ticari işletmenin elektrik aboneliği veya taşınmaz satış sözleşmesi gibi durumlardaki yaklaşımını örnekle açıklayınız.
TTK'nın 4. maddesine göre, 'Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.' Bu maddeye göre, bir hukuki işlemin ticari iş olarak kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde, bir ticari işletmeyi ilgilendirmesi gerekir. Örneğin, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/12972 sayılı kararında, bir tavukhanenin elektrik aboneliği ticari işletmeyle ilgili olduğundan, buradan doğan uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği belirtilmiştir. Benzer şekilde, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2018/4567 sayılı kararında da, davacı Ego Genel Müdürlüğü ve davalı Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin tacir olması ve davanın tarafların ticari işletmeleri bünyesinde gerçekleşen haksız fiile dayanması nedeniyle uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu, ticari işletme faaliyeti kapsamında yapılan her türlü işlemin ticari iş olarak kabul edilmesinin bir sonucudur.