Vakıf yöneticilerinin Türk Ceza Kanunu açısından 'kamu görevlisi' sıfatı taşıyıp taşımadıkları hususundaki hukuki evrimi ve güncel durumu, mülga ve yeni Vakıflar Kanunları ile Yargıtay kararları ışığında ele alınız. Makaledeki bu konudaki eleştiriyi belirtiniz.
Mülga 2762 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 35. maddesinin 2. fıkrası, vakıf yöneticilerini 'Ceza kanununun tatbikinde vazifelerinden doğan suçlardan dolayı memur sayılır' hükmüyle kamu görevlisi kabul etmekteydi. Ancak 27.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5737 sayılı Vakıflar Kanunu m.43'te, yalnızca Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesindeki Vakıflar Meclisi üyelerinin kamu görevlisi sayılacağı düzenlenmiş, vakıfların mütevelli heyetleri veya vakıf personelinin kamu görevlisi sayılacağına ilişkin bir hükme yer verilmemiştir. Bu nedenle, Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 04.06.2012 tarih ve 15063/6199 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, vakıf personel ve mütevelli heyetlerinin güncel durumda Ceza Hukuku açısından kamu görevlisi sayılmaları mümkün değildir. Makale, vakıf yöneticilerinin TCK m.6/1-c kapsamında kamusal faaliyet yürüttükleri iddia edilse dahi, kamu idaresiyle aralarındaki ilişkinin Kamu Hukuku ilişkisi olmaması nedeniyle kamu görevlisi sayılamayacaklarını belirtir ve 5737 sayılı Kanun'da mülga Kanun'daki benzer bir düzenlemenin eksik olduğunu eleştirir.