Çocuğun cinsel istismarı suçunda 'ruh sağlığının bozulması' (TCK m.103/6) neticesi sebebiyle ağırlaşmış halinin uygulanma şartları ve failin sorumluluğu açısından TCK m.23'ün rolünü açıklayınız. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bu konudaki yaklaşımını belirtiniz.
TCK m.103/6'ya göre, cinsel istismar suçunun sonucunda mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur. Mağdurun ruh sağlığının bozulması ise, suçun temel şekline nazaran cezanın daha ağır belirlenmesini gerektiren bir artırım nedenidir. TCK m.23'e göre, 'Bir fiilin, kastedilenden daha ağır veya başka bir neticenin oluşumuna sebebiyet vermesi halinde, kişinin bundan dolayı sorumlu tutulabilmesi için bu netice bakımından en azından taksirle hareket etmesi gerekir.' Yargıtay Ceza Genel Kurulu (2020/188 E., 2023/110 K.) bu durumu 'görünüşte neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç' olarak kabul eder. Buna göre, ruh sağlığındaki bozulmanın fail tarafından en azından taksirle öngörülebilir olması gerekir. Eğer sanığın sosyal ve kültürel durumu, eğitim düzeyi, mesleki tecrübesi, kişisel özellikleri, tarafların yaşları ve olayın zora dayalı olmayan gerçekleşme biçimi nazara alındığında ağır netice olan ruh sağlığı bozukluğunun öngörülemez olduğu tespit edilirse, fail bu ağır neticeden sorumlu tutulamaz ve ceza artırımı yapılamaz; bu durum sadece TCK m.61 kapsamında temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabilir (Yargıtay 14. Ceza Dairesi - Karar: 2014/1762).