TCK m.103'te düzenlenen 'Çocuğun cinsel istismarı' suçunda 'gönüllü vazgeçme' (TCK m.36) hükümlerinin uygulanma koşulları nelerdir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını, failin eylemini tamamlamaktan vazgeçmesi durumunda nasıl bir sonuç doğurduğunu örnekle açıklayınız.
TCK m.36'da düzenlenen gönüllü vazgeçme, failin işlemeyi kastettiği suçu, elinde olmayan bir nedenle değil, kendi özgür iradesiyle tamamlamaktan veya neticeyi gerçekleştirmekten vazgeçmesi halinde, sadece tamamlanan kısım suç teşkil ediyorsa o suçtan cezalandırılmasını öngören bir hükümdür. Çocuğun cinsel istismarı suçunda gönüllü vazgeçmenin uygulanabilmesi için, failin eylemini sonuna kadar götürebilme imkanı varken, aşılabilir bir mukavemet dışında ciddi bir engel olmaksızın icra hareketlerine kendiliğinden son vermesi gerekir. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2020/1666 sayılı kararında, sanığın mağduru kucaklamak istemesine rağmen mağdurun iteklemesi sonucu kucaklayamaması ve eylemi sonlandırması durumunda, gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve cinsel istismar suçuna teşebbüsün dahi oluşmadığına karar verilmiştir. Ancak, bazı durumlarda (örn. 2016/7746 K.), gönüllü vazgeçme sonrası eylemin cinsel istismara teşebbüs değil, hakaret gibi başka bir suçu oluşturduğu kabul edilmiştir.