Çocuğun cinsel istismarı suçunun nitelikli hali olarak 'vücuda organ veya sair bir cisim sokulması' (TCK m.103/2) eyleminin ispatında adli tıp raporlarının ve mağdur beyanlarının rolünü Yargıtay kararları ışığında değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #299749

'Vücuda organ veya sair bir cisim sokulması' suretiyle gerçekleştirilen nitelikli cinsel istismar suçunun ispatında, adli tıp raporları kritik öneme sahiptir. Yargıtay, mağdurun beyanları ile adli tıp raporları arasında çelişki bulunması halinde, şüpheden sanık yararlanır ilkesini gözeterek karar verir. Örneğin, Yargıtay CGK'nın 2015/276 sayılı kararında, mağdurun 'anal yoldan cinsel organın sokulduğu' yönündeki beyanlarına rağmen adli tıp raporunda fiziksel travmatik bulgulara rastlanmaması ve kriminal incelemede sperm hücresi tespit edilememesi durumunda, eylemin 'basit cinsel istismar' aşamasında kaldığına hükmedilmiştir. Bu durumda, sanığın savunması (yalnızca sürtünme) ve somut deliller arasındaki uyumsuzluk, nitelikli halin oluşmadığı sonucunu doğurmuştur. Mahkeme, delillerin tümünü birlikte değerlendirerek, suçun niteliğini belirler.