Vakıf üniversitelerinde görev yapan öğretim üyeleri ve diğer çalışanların TCK anlamında 'kamu görevlisi' sıfatı taşıyıp taşımadıkları hususunda mevcut hukuki tartışmayı ve Yargıtay/Danıştay kararlarının bu konuya yaklaşımını değerlendiriniz.
Vakıf üniversitelerinde görev yapan öğretim üyeleri ve diğer çalışanlar hakkında 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nda açık hüküm olmamakla birlikte, ifa ettikleri görev ve kamu hizmeti yönünden 'kamu personeli' olarak değerlendirildikleri ve görevden kaynaklanan suçlar yönünden TCK m.6/1-c kapsamına girdikleri kabul edilmektedir. Danıştay 1. Dairesi'nin 18.04.2019 tarihli kararında, vakıf yükseköğretim kurumlarının rektörleri, rektör yardımcıları ve üst kuruluş genel sekreterlerinin 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesi kapsamında soruşturulmasına imkan tanındığı, ancak diğer akademik ve idari personelin genel hükümlere göre soruşturulması gerektiği belirtilmiştir. Ancak makaledeki görüşe göre, Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü'nün 21.12.2019 tarihli kararında belirtildiği üzere vakıf üniversitelerinin kanunla kurulması ve kamu tüzel kişiliğine sahip olmaları, yükseköğretim elemanlarının özlük haklarının kanunla düzenlenmesi nedeniyle, bu kişilerin TCK m.6/1-c kapsamında 'kamu görevlisi' sayılmaları isabetlidir.