Türk Ceza Kanunu'nun 'kamu görevlisi' tanımına doğrudan girmese bile, bazı özel kanunlar uyarınca 'kamu görevlisi' sayılan veya 'kamu görevlisi gibi cezalandırılan' meslek gruplarına örnekler veriniz. Özellikle Avukatlar ve Özel Güvenlik Görevlilerinin durumunu karşılaştırınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #299727

Özel kanunlarda, TCK m.6/1-c kapsamında kalmasa dahi 'kamu görevlisi' sayılan veya 'kamu görevlisi gibi cezalandırılan' kişiler mevcuttur. Örneğin, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun m.23 gereğince özel güvenlik görevlileri, görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri veya kendilerine karşı işlenen suçlarda kamu görevlisi gibi cezalandırılır. Buna karşılık, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.57'ye göre avukata karşı işlenen suçlarda hakimlere karşı işlenen hükümler uygulanır, m.62'ye göre görevi kötüye kullanma suçunda TCK m.257 uygulanır; ancak avukatlar 'kamu görevlisi' olarak değil, 'yargı görevi yapan' sıfatıyla değerlendirilir (Not [1] ile açıklanmıştır). Bu durum, avukatların mesleki bağımsızlığı açısından önemlidir. Diğer örnekler arasında aile hekimi ve sağlık personeli (5258 s.K. m.6), noterler (1512 s.K. m.151), Rekabet Kurumu personeli (4054 s.K. m.60) sayılabilir. Kooperatif yönetim kurulu üyeleri (1163 s.K. m.62/3) ise yalnızca işledikleri suçlarda kamu görevlisi gibi cezalandırılır, kendilerine karşı işlenen suçlarda bu sıfat geçerli değildir, bu durum adaletsizliğe yol açabilir.