Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 'Muarazanın Giderilmesi' davaları ile ilgili kararı doğrultusunda, abonelik sözleşmelerinden kaynaklanan ve toplu uyuşmazlık niteliği taşıyan davalarda görevli mahkemenin belirlenmesi kriterlerini açıklayınız. Bu davaların 'belirsiz alacak davası' niteliğinde olup olmadığı tartışmasını ele alınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #299719

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04.03.2020 tarihli ve 09.03.2021 tarihli kararlarında belirtildiği üzere, muarazanın giderilmesi davaları tespit değil, eda davası niteliğindedir. Somut olayda (abonelik sözleşmesinde kayıp kaçak bedeline ilişkin maddelerin haksız şart olduğunun tespiti ve iptali, bedelin iadesi) dava tek bir faturaya mahsus olmayıp ileriye dönük etki doğurduğundan ve tüm aboneleri ilgilendiren toplu bir uyuşmazlık bulunduğundan, 'muarazanın men'i' mahiyetindedir. Bu tür davalar belirsiz alacak davası olarak nitelendirilemez ve parasal sınırı ne olursa olsun tüketici hakem heyetlerinin yetkisi dışına çıkarak doğrudan tüketici mahkemesinde görülmesi gerekir. Zira aksi takdirde kanun koyucunun tüketici hakem heyetlerini zorunlu çözüm yeri olarak öngörmesi işlevsiz hale gelecektir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu-K.2021/711).