Cinsel istismar suçunda mağdurun beyanları ile adli tıp raporu arasında çelişki olması durumunda, mahkeme nasıl bir yol izlemelidir?
Mahkeme, bu çelişkiyi gidermekle yükümlüdür. 'Şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereği, mahkumiyet için her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil gerekir. Mağdurun nitelikli istismar (organ sokma) iddiasına karşın, adli tıp raporunun bu iddiayı doğrulamaması ve başka destekleyici delil olmaması durumunda, mahkemenin nitelikli halden mahkumiyet kurması hukuka aykırı olur. Bu durumda ya ek raporlar alınarak çelişki giderilmeli ya da şüphe sanık lehine yorumlanarak eylem, sübut bulan daha hafif suç (örn. basit cinsel istismar) olarak vasıflandırılmalıdır (Bkz. Yargıtay 14. Ceza Dairesi - Karar:2021/382).