Mağdurun, 'herhangi bir vasıta ile kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hale getirilmesi'nin (TCK m. 148/3) yağma suçunda 'cebir' sayılmasının hukuki anlamı ve sonucu nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #29969

Bu hüküm, cebir kavramının kapsamını genişleten özel bir düzenlemedir. Normalde cebir, fiziki bir kuvvet kullanımını ifade eder. Ancak bu fıkra sayesinde, mağdurun iradesini ve savunma yeteneğini ortadan kaldıran her türlü müdahale, fiziki zorlama olmasa bile cebir olarak kabul edilir. Örneğin, mağdurun içeceğine ilaç katılarak uyutulması, hipnotize edilmesi veya aşırı derecede alkol almasının sağlanması ve bu durumdayken malının alınması, TCK m. 148/3 uyarınca 'cebir' kullanılmış sayılarak yağma suçunu oluşturur. Eğer bu hüküm olmasaydı, bu tür eylemler fiziki cebir içermediği için yağma değil, hırsızlık olarak nitelendirilebilirdi. Bu düzenleme, iradeyi kıran bu tür hileli yöntemleri, fiziki cebirle eşdeğer tutarak eylemin haksızlık içeriğini doğru bir şekilde cezalandırmayı amaçlar (kadimhukuk.com.tr/makale/yagma-sucu-cezasi-gasp-tck-148-madde/).