Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2016/5983 E. sayılı kararında, sanığın maktulü itekleyerek etkisiz hale getirip eşyalarını aldıktan sonra maktulün kalp krizi geçirerek ölmesi olayı, 'neticesi sebebiyle ağırlaşan yaralama sonucu öldürme' suçu kapsamında neden görülmemiştir? Mahkemenin hangi araştırmayı yapması gerektiği belirtilmiştir?
Yargıtay, bu olayın 'neticesi sebebiyle ağırlaşan yaralama sonucu öldürme' (TCK m. 87/4) olarak nitelendirilmesini, eksik soruşturma nedeniyle hatalı bulmuştur. Çünkü ölüm neticesi, doğrudan fiziki bir darbe ile değil, 'akut kardiyak atağın tetiklenmesi' ile meydana gelmiştir. Bu durumda, failin kastını ve taksirini doğru belirlemek için, 'sanığın maktuldeki kalp rahatsızlığını önceden bilip bilmediğinin' araştırılması gerektiğini belirtmiştir. Eğer sanık bu rahatsızlığı biliyorsa ve buna rağmen eylemi gerçekleştirmişse, ölüm neticesini öngördüğü ve kabullendiği varsayılarak eylemin 'bilinçli taksirle öldürme' (TCK m. 85, m. 22/3) suçunu oluşturabileceği; eğer bilmiyorsa 'basit taksirle öldürme' (TCK m. 85, m. 22/2) suçundan sorumlu tutulması gerektiği ifade edilmiştir. Ayrıca, eşyaların maktul ölmeden önce cebirle alınması eyleminin de yağma suçunu oluşturduğu gözetilmemiştir (kadimhukuk.com.tr/makale/yagma-sucu-cezasi-gasp-tck-148-madde/).