Bir icra mahkemesi, duruşmada kısa kararını tefhim etmiş ve gerekçesini daha sonra yazacağını belirtmiştir. İcra ve İflas Kanunu m. 363 uyarınca istinaf süresi 10 gündür. Bu süre, kısa kararın tefhiminden mi, yoksa gerekçeli kararın tebliğinden mi başlamalıdır? Anayasa Mahkemesi'nin İhsan Yücel ve Necmiye Anaç (2019/12803) kararında bu durum 'mahkemeye erişim hakkı' (Anayasa m. 36) açısından nasıl değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #29910

Anayasa Mahkemesi, İhsan Yücel ve Necmiye Anaç kararında, kanun yolu başvuru süresinin, gerekçesi açıklanmamış bir kısa kararın tefhiminden itibaren başlatılmasının 'mahkemeye erişim hakkı'nı ihlal ettiğine karar vermiştir. AYM'ye göre, taraflar kararın gerekçesini bilmeden, hangi hukuki ve fiili sebeplere dayandığını anlamadan etkili bir kanun yolu başvurusu yapamazlar. Gerekçeyi bilmeyen başvuruculardan kısa kararın tefhiminden itibaren istinaf yoluna başvurmalarını beklemek, onlara ağır ve orantısız bir külfet yüklemektedir. Bu nedenle, kanun yolu süresinin işlemeye başlaması için hükmün gerekçesiyle birlikte öğrenilmesi esastır. Dolayısıyla, sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, süre gerekçeli kararın tebliği ile başlamalıdır. Bölge Adliye Mahkemesi'nin süreyi tefhimden başlatarak başvuruyu reddetmesi, öngörülemez bir yorum olup mahkemeye erişim hakkının ihlalidir (sen.av.tr/tr/makale/sure-tutum-dilekcesi-ve-mahkemeye-erisim-hakki-ile-aymye-basvuru-suresinin-azligi).