Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlarda, şikayet hakkına sahip olan mağdur veya suçtan zarar görenin vazgeçme iradesinin şekli ve ispatı nasıl olmalıdır? Yargıtay'ın zımni vazgeçme konusundaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #299058

Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlarda, mağdur veya suçtan zarar gören şikayet hakkına sahip olduğu gibi, bu hakkından vazgeçme hakkına da sahiptir (TCK 73/4). Şikayetten vazgeçme, muhakeme makamlarından şikayetin geçersiz sayılmasının istenmesidir. CMK'da şikayetten vazgeçmenin şekli hakkında özel bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak, Yargıtay içtihatları bu konuda açıklık getirmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/589 E., 2020/421 K. ve 2020/205 E., 2022/326 K. sayılı kararlarında belirtildiği üzere, şikayetten vazgeçme iradesi hiçbir duraksamaya yol açmayacak şekilde açıkça açıklanmalıdır. Bu açıklama, Cumhuriyet savcılığı, mahkeme veya hakim gibi yargı organları huzurunda sözlü (şifahen) yapılabileceği gibi, zabıta makamları veya noter gibi makamlar huzurunda da olabilir. Şikayetten vazgeçme beyanını içeren bir dilekçe ile de vazgeçilebilir. Önemli olan, bu beyanın suçtan zarar görene ait olduğunun ve iradesinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesidir (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-73-sorusturulmasi-ve-kovusturulmasi-sikayete-bagli-suclar.html, Ceza Genel Kurulu 2020/205 E. , 2022/326 K.). Yargıtay'ın istikrarlı uygulamalarına göre, mağdurenin açıklamalı davetiyeye rağmen duruşmaya gelmemesi, davadan zımnen vazgeçildiği anlamında yorumlanamaz. Bu tür bir zımni vazgeçme kabul edilmez, çünkü vazgeçme iradesinin açıkça ortaya konulması gerekmektedir (Ceza Genel Kurulu 19.03.1984 tarihli ve 418-106 sayılı, 04.05.1992 tarihli ve 112-134 sayılı kararlar). Vazgeçmeden dönülmesi de ancak hata, hile veya cebre dayanıyorsa mümkündür.