Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri, yağma suçu bakımından hangi koşullarda uygulanır ve Yargıtay içtihadı bu konuda ne gibi değerlendirmeler yapmaktadır?
Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesi, suçun tamamlanmasından sonra faillerin pişmanlık göstererek suçun mağdurlarına verdiği zararı giderdikleri veya suçun ortaya çıkarılmasına yardım ettikleri durumlarda cezada indirim yapılmasını sağlayan etkin pişmanlık kurumunu düzenler. Yağma suçu da niteliği itibarıyla etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabileceği suçlardandır. TCK 168/2'ye göre, yağma suçunda etkin pişmanlık için, 'malın değerinin ödenmesi veya malın iade edilmesi' gerekmektedir. Yargıtay içtihadı, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için zararın tamamen giderilmesi veya suçun ortaya çıkarılmasına yönelik somut ve gönüllü katkı aranmaktadır. Örneğin, Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2015/9279 E., 2018/1420 K. sayılı kararında, senedin yağması olayında, yırtık vaziyetteki senede el konulması üzerine hükümlü hakkında TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma olanağının tartışılması gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur. Bu karar, suçun konusu olan malın (senet) iadesinin veya ele geçirilmesinin etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilebileceğine işaret etmektedir. Yargıtay, ayrıca 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesine göre ceza tayin edilirken etkin pişmanlık indirimi (TCK 168/3) ve cezanın ertelenmesi gibi kişiselleştirme kurumlarının sırasına dikkat edilmesi gerektiğini de vurgular (Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2015/6457 E., 2018/3744 K.).