TCK Madde 73/5'te düzenlenen 'iştirak halinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar' hükmünü açıklayınız. Bu kuralın yargılama ve katılma kararları üzerindeki etkisini Yargıtay kararları ışığında değerlendiriniz.
TCK Madde 73/5 hükmü, 'İştirak halinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar' ilkesini benimsemiştir (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-73-sorusturulmasi-ve-kovusturulmasi-sikayete-bagli-suclar.html). Bu kural, şikayete tabi bir suçta, suça katılan birden fazla sanık olduğunda, mağdur veya suçtan zarar görenin bu sanıklardan sadece biri hakkında şikayetinden vazgeçmesi durumunda, bu vazgeçmenin diğer tüm iştirak eden sanıkları da hukuki olarak etkileyeceği anlamına gelir. Bu, vazgeçmenin 'sirayeti' ilkesidir. Bu sirayet kuralının yargılama üzerindeki temel etkisi, vazgeçilen sanık dışındaki diğer iştirak eden sanıklar hakkında da kovuşturma şartının ortadan kalkması ve kamu davasının düşmesidir. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2018/5328 K. sayılı kararında, katılanın iki sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçmesi üzerine, takibi şikayete bağlı reşit olmayanla cinsel ilişki suçu yönünden sanıklara vazgeçmeyi kabul edip etmediklerinin sorulması gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Daha da önemlisi, Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2021/19503 E. , 2022/14310 K. sayılı kararına göre, CMK'nın 243. maddesi uyarınca 'Katılan, vazgeçerse veya ölürse katılma hükümsüz kalır'. Bu bağlamda, kovuşturma aşamasında şikayetten vazgeçilmesi halinde, davaya katılma olanağı kalmayacak, verilmiş olan katılma kararı da hükümsüz kalacaktır. Bu durum, şikayetten vazgeçmenin hem kovuşturma şartını ortadan kaldırması hem de davanın tarafı olma statüsünü etkilemesi açısından önemli hukuki sonuçlar doğurur.