Türk Ceza Kanunu'nun 73. maddesi uyarınca şikayetten vazgeçmenin hukuki niteliği ve sonuçları nelerdir? Özellikle sanığın vazgeçmeyi kabul etmeme hakkı ve bunun yargılama üzerindeki etkisi nasıl yorumlanmaktadır?
Türk Ceza Kanunu'nun 73. maddesi, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlarda şikayet hakkı ve şikayetten vazgeçmeyi düzenler. Şikayetten vazgeçme, yetkili kimse tarafından yapılan şikayetin geçersiz sayılmasının muhakeme makamlarından istenmesidir (TCK 73/4). Bu hak, hükmün kesinleşmesine kadar kullanılabilir. Maddenin altıncı fıkrası (TCK 73/6) uyarınca, kanunda aksi yazılı olmadıkça, şikayetten vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/589 E., 2020/421 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, vazgeçmeyi kabul edip etmeme sanığın tekelinde olan bir haktır. Sanık müdafisinin bu konuda açıkça yetkilendirilmiş olması gerekmektedir. Kabul açıklaması bir şekle bağlı olmayıp yazılı veya şifahen yapılabileceği gibi, vazgeçme iradesinin açıkça ortaya konulduğu oturumda buna itiraz edilmemesi suretiyle zımnen de gerçekleşebilir. Bu düzenlemenin amacı, beraat etme ihtimali bulunan sanığın yargılamaya devam olunarak aklanma hakkını korumaktır. Eğer sanık vazgeçmeyi kabul etmezse yargılamaya devam edilir; suç sabit değilse beraat, sabit ise davanın düşmesi kararı verilir. Çünkü şikayetten vazgeçilmesiyle kamu yararından ziyade bireyin çıkarını ilgilendiren suçlarda failin cezalandırılmasında kamu düzeni açısından zorunluluk kalmamaktadır (Ceza Genel Kurulu 2018/589 E. , 2020/421 K.).