Yağma (gasp) suçunun tamamlanma anı ve bu anın hırsızlık suçundan farkı, Yargıtay'ın istikrarlı içtihatları doğrultusunda nasıl belirlenmektedir?
Yağma (gasp) suçu, TCK Madde 148'de düzenlenmiş olup, hırsızlık ve cebir/tehdit suçlarının birleşimiyle oluşan bileşik bir suçtur. Yargıtay içtihatlarına göre (örn. Ceza Genel Kurulu 2023/284 E., 2024/396 K.), yağma suçunun tamamlanma anı, hırsızlıktan farklı olarak, malın sanığın hakimiyet alanına sokulduğu an değil, mağdurun cebir veya tehdidin etkisiyle malı teslim etmesi veya malın alınmasına karşı koyamaması, yani mal üzerinde zilyetliğine son verilmesi ve tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesi anıdır. TCK Madde 148 Gerekçesi'nde belirtildiği gibi, 'Mal, zilyedin tasarruf olanağı ortadan kalktığı anda alınmış olacağından, bu ana kadar yapılan cebir veya tehdit, hırsızlığı yağmaya dönüştürür.' Bu, 'Mal alındıktan yani hırsızlık suçu tamamlandıktan sonra, bunu geri almak isteyen kişiye karşı cebir veya tehdide başvurulması hâlinde, artık yağma suçundan söz edilemez' ilkesiyle de desteklenir. Bu durumda ayrı suçlar oluşur (Ceza Genel Kurulu 2023/284 E., 2024/396 K.). Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2022/1909 E. , 2023/17 K. sayılı kararında da sanığın cebindeki eşyaları mağduru yere düşürerek alması yağmaya teşebbüs olarak değerlendirilmiş, ancak mağdurun zilyetliğine son verildiği anda suçun tamamlandığı vurgulanmıştır.