Bir sanık hakkında hem taksirle yaralama hem de trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından dava açılması gerekirken, savcılık sadece taksirle yaralamadan dava açmış ve mağdur şikayetinden vazgeçmiştir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2013/18140 K. sayılı kararında, mahkemenin sadece düşme kararı vermesini neden hukuka aykırı bulmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #299035

Yargıtay'ın bu kararı hukuka aykırı bulmasının nedeni, mahkemenin 'iddianamenin kapsamı dışına çıkarak' hüküm kuramayacağı ilkesi ile 'suçların içtimaı' kurallarının birlikte değerlendirilmesidir. Olayda iki ayrı suç oluşmuştur: 1. **Taksirle Yaralama (TCK m.89):** Şikayete bağlı bir suçtur. Mağdur vazgeçtiği için bu suçtan dolayı davanın düşmesi doğrudur. 2. **Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma (TCK m.179):** Alkollü araç kullanma eylemi nedeniyle oluşan bu suç, şikayete bağlı değildir ve takibi re'sen yapılır. Savcılık, iddianamede sadece taksirle yaralama suçunu anlatıp bu suçtan dava açmıştır. Mağdur vazgeçince, mahkeme bu suçtan düşme kararı vermekle yetinmiştir. Yargıtay'a göre bu eksiktir. Mahkeme, takibi re'sen yapılan ve delilleri dosyada mevcut olan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan usulüne uygun bir dava açılmadığını tespit edip, bu suçla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı'na 'suç duyurusunda' bulunmalı ve bu suçtan da dava açılmasını sağlamalıydı. İki dava birleştirildikten sonra bir hüküm kurulmalıydı. Sadece şikayete bağlı suçtan düşme kararı verip diğer suçu görmezden gelmek, adaletin eksik tecellisine neden olacağı için hukuka aykırı bulunmuştur. (Kaynak: Yargıtay 12. CD 2013/18140 E., 2014/8810 K. sayılı karar)