Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2017/3825 K. sayılı kararında, 'gizli soruşturma yapan adli kolluk görevlisi'nin elde ettiği delilin hukuka uygun sayılabilmesi için aranan üç temel koşul nedir?
Yargıtay'ın ilgili kararında, AİHM içtihatlarına da atıfla, 'gizli soruşturma yapan adli kolluk görevlisi'nin (CMK m.139 dışındaki suçlarda) elde ettiği delilin hukuka uygun sayılması için şu üç temel koşulun varlığı aranmıştır: 1. **Kışkırtıcı Ajan Yasağı:** Gizli görevli, pasif bir davranışta bulunmalı, failde önceden bulunmayan suç işleme kastını yaratarak onu suça teşvik veya azmettirmemelidir. Failin suçu, görevlinin müdahalesi olmadan da işlemeye hazır olduğunun başka delillerle desteklenmesi gerekir. 2. **Cumhuriyet Savcısı Tarafından Görevlendirme:** Kolluk görevlisinin kimliğini gizleyerek adli işlem yapması için CMK m.160 ve 161 uyarınca Cumhuriyet Savcısının yazılı veya acele hallerde sözlü bir emri veya görevlendirmesi bulunmalıdır. Savcının bilgisi ve emri olmadan yapılan bu tür işlemler hukuka aykırıdır. 3. **Savunma Hakkının Sağlanması:** Kolluk görevlisinin düzenlediği tutanak tek başına delil kabul edilmemeli, bu tutanağı düzenleyen görevliler mahkemede tanık olarak dinlenmeli ve sanığa, bu görevlileri sorgulama ve anlatımlarına karşı savunma yapma imkanı tanınmalıdır. (Kaynak: hakimin-reddi-ve-cekinmesi.html, Y18CD-K.2017/3825 sayılı karar)