Hakimin Çekinmesi (CMK m.30) kurumunda, hakimin 'yasaklılık' sebebine dayanarak çekinmesi ile 'tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebep' ileri sürerek çekinmesi arasında, merciin karar verme yetkisi açısından nasıl bir fark vardır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #299031

İki durum arasında merciin yetkisi açısından önemli bir fark vardır: 1. **Yasaklılık Sebebine Dayalı Çekinme (CMK m.22-23):** Hakim, kanunda sayılan mutlak yasaklılık hallerinden birine (örn. sanığın yakını olmak) dayanarak çekindiğinde, merci bu çekinmenin 'uygun olup olmadığını' denetlemez. Yasaklılık hali objektif ve kesin olduğu için, merci sadece çekinme talebini kabul eder ve davaya bakmakla başka bir hakimi veya mahkemeyi görevlendirir. Merciin burada bir takdir yetkisi yoktur. 2. **Tarafsızlığı Şüpheye Düşürecek Sebebe Dayalı Çekinme (CMK m.30/2):** Hakim, kanunda sayılmayan ancak tarafsızlığına gölge düşürdüğünü düşündüğü bir sebebi (örn. sanıkla daha önce bir husumet yaşamış olması) ileri sürerek çekindiğinde, merci bu çekinmenin 'uygun olup olmadığına' karar verir. Merci, hakimin ileri sürdüğü sebebin gerçekten de tarafsızlığını şüpheye düşürecek nitelikte olup olmadığını takdir eder. Eğer sebebi yerinde bulursa (uygun bulursa), davaya başka bir hakim atar. Eğer sebebi yeterli görmezse, çekinmenin uygun olmadığına karar verir ve hakimin davaya bakmaya devam etmesini ister. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2016/1163 K. sayılı kararı bu duruma bir örnektir. (Kaynak: hakimin-reddi-ve-cekinmesi.html)