CMK m.22/1-h'ye göre, aynı davada tanık olarak dinlenmiş bir hakimin o davaya bakması yasaktır. Bu yasağın temelinde yatan mantık nedir? Hakimin, taraflarca tanık olarak gösterilmesi ancak henüz dinlenmemiş olması durumunda da bu yasak geçerli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #299008

Bu yasağın temelinde yatan mantık, hakimin tarafsızlığının ve objektifliğinin korunmasıdır. Bir davada tanıklık yapan kişi, olay hakkındaki kişisel bilgi ve görgüsünü aktarır. Aynı kişinin daha sonra hakim olarak, kendi tanıklığı da dahil olmak üzere tüm delilleri objektif bir şekilde değerlendirmesi psikolojik olarak imkansıza yakındır. Hakim, hem delili sunan (tanık) hem de delili takdir eden (hakim) konumunda olamaz. Bu durum, 'silahların eşitliği' ve 'adil yargılanma' ilkelerini temelden zedeler. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2017/345 K. sayılı kararında, 'kararı veren hakimin taraflarca tanık olarak gösterildiği'nin anlaşılması dahi bozma nedeni sayılmıştır. Bu, hakimin henüz dinlenmemiş olsa bile, olayla kişisel bir bağlantısının ortaya çıkması ve tanık olarak dinlenme potansiyelinin bulunmasının, tarafsızlığına gölge düşürmek için yeterli görüldüğünü ima eder. Hakim, potansiyel bir delil kaynağı haline geldiği anda, artık o davanın tarafsız yargılayıcısı olamaz. Bu nedenle, sadece tanık olarak gösterilmiş olması dahi çekinmesi için yeterli bir sebeptir. (Kaynak: hakimin-reddi-ve-cekinmesi.html, Y18CD-K.2017/345)