Hakimin tarafsızlığı 'subjektif tarafsızlık' ve 'objektif tarafsızlık' olarak ikiye ayrılmaktadır. Bu iki kavramı açıklayınız ve hakimin bir derneğe üye olmasının hangi tarafsızlık türü açısından sorun yaratabileceğini belirtiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #299006

AİHM içtihatlarında ve Yargıtay kararlarında yer alan bu ayrım şöyledir: - **Subjektif Tarafsızlık:** Hakimin bireysel olarak, kişisel önyargılarından, inançlarından veya menfaatlerinden arınmış olmasıdır. Hakimin zihninde davaya ilişkin bir taraf tutmaması anlamına gelir. Kural olarak, aksi ispatlanana kadar her hakimin subjektif olarak tarafsız olduğu varsayılır. - **Objektif Tarafsızlık (Tarafsız Görünme):** Mahkemenin ve hakimin, dış dünyaya karşı tarafsız bir görünüm sergilemesi ve taraflarda adil bir yargılama yapılacağına dair güven uyandırmasıdır. Hakimin kişisel olarak tarafsız olması yetmez, aynı zamanda tarafsız olduğundan şüphe edilmesini gerektirecek durumlardan da kaçınması gerekir. Hakimin bir derneğe üye olması, özellikle 'objektif tarafsızlık' açısından sorun yaratabilir. Örneğin, bir çevre davasına bakan hakimin, davalı şirkete karşı mücadele eden bir çevre derneğinin aktif üyesi olması, kişisel olarak tarafsız olsa bile, dışarıdan bakıldığında tarafsızlığına gölge düşürebilir ve davalı taraf nezdinde 'tarafsız görünme' ilkesini zedeler. Bu durum, CMK m.24 kapsamında bir ret sebebi olarak ileri sürülebilir. (Kaynak: hakimin-reddi-ve-cekinmesi.html)