Sanığın suç işleme potansiyeline sahip bir kişi olması, 'gizli soruşturma yapan adli kolluk görevlisi'nin kışkırtıcı ajan rolüne geçmesini meşrulaştırır mı? AİHM'nin Hun-Türkiye davası bu konuda hangi ek delil şartını aramaktadır?
Hayır, meşrulaştırmaz. AİHM içtihatlarına göre, sanığın suç işleme potansiyeline sahip olması, polisin onu suça teşvik etmesi veya kışkırtması için bir gerekçe olamaz. Polisin rolü, pasif bir gözlemci olmanın ötesine geçmemelidir. Hun-Türkiye davasında AİHM, bu konuda önemli bir ek şart getirmiştir: Failin, polisin müdahalesi olmasaydı dahi o suçu işlemeye hazırlandığının veya işleyeceğinin 'başka objektif delillerle' de kanıtlanması gerekir. Sadece gizli görevlinin raporuna veya sanığın genel potansiyeline dayanarak mahkumiyet kurulamaz. Yani, kolluğun müdahalesinden önce failin suç işleme yönünde bir hazırlık içinde olduğuna dair somut ve bağımsız kanıtlar dosyada mevcut olmalıdır. Aksi takdirde, polisin kışkırtmasıyla suçun işlendiği ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği kabul edilir. (Kaynak: hakimin-reddi-ve-cekinmesi.html, Y18CD-K.2017/3825 sayılı karar)