Bir Cumhuriyet Savcısının düzenlediği iddianame ile açılan davaya, o savcının eşi olan hakimin bakması durumunda CMK açısından nasıl bir hukuki sorun ortaya çıkar? Yargıtay bu durumu hangi yasalara dayanarak değerlendirmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #298955

CMK'da bu duruma ilişkin açık bir yasaklama hükmü (CMK m.22, 23) bulunmamaktadır. Ancak Yargıtay (Y8CD-K.2013/26164), bu durumu hukuka aykırı bulmakta ve bozma nedeni saymaktadır. Yargıtay'ın dayandığı temeller şunlardır: 1. **2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu m.46/1:** Bu madde, 'Karı-koca, ikinci derece dahil kan ve sıhri hısımlar bir mahkemenin aynı dairesinde görev yapamazlar' der. Yargıtay bu hükmü kıyasen yorumlayarak, iddia makamında yer alan savcının eşinin, aynı davada karar makamında yer almasının da bu yasağın ruhuna aykırı olduğunu kabul etmektedir. 2. **Hakimin Tarafsızlığını Şüpheye Düşüren Hal (CMK m.24):** Açık bir yasaklama olmasa da, bu durum, dış dünyaya karşı hakimin 'tarafsız görünmesi' (objektif tarafsızlık) ilkesini zedeler ve tarafsızlığı hakkında ciddi şüpheler yaratır. 3. **Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) m.6:** Anayasa m.90 uyarınca iç hukuk normu olan AİHS'nin 6. maddesindeki 'tarafsız bir mahkeme tarafından yargılanma hakkı' ihlal edilmiş olur. İHAM'ın Piersack/Belçika kararı da bu yönde bir yorumu desteklemektedir. Bu nedenlerle, hakim davadan çekinmeli veya reddi istenmelidir. (Kaynak: hakimin-reddi-ve-cekinmesi.html)