CMK m.23/1 uyarınca 'Bir karar veya hükme katılan hakim, yüksek görevli mahkemece bu hükme ilişkin olarak verilecek karar veya hükme katılamaz' hükmü, AİHM içtihatları ve Yargıtay kararları ışığında nasıl yorumlanmalıdır? Tensip zaptı düzenleyen veya tutukluluğun devamına karar veren bir hakimin daha sonra aynı davanın temyiz incelemesine katılması bu yasağı ihlal eder mi?
Bu hüküm, hakimin daha önce kanaatini açıkladığı bir dosyayı üst mahkemede tekrar inceleyerek tarafsızlığının zedelenmesini önlemeyi amaçlar. Yargıtay ve AİHM, bu yasağı yorumlarken hakimin önceki kararının 'kişinin suçlu olup olmadığı konusunda bir düşünce oluşturup oluşturmadığı' kıstasını esas alır. - **Tensip Zaptı Düzenleyen Hakim:** Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2010/266 K. sayılı kararına göre, sadece tarafların çağrılması, sabıka kaydının istenmesi gibi duruşma hazırlığı niteliğindeki tensip kararına katılan hakimin, daha sonra temyiz incelemesine katılması bu yasağı ihlal etmez. Çünkü bu tür kararlar, suçun esası hakkında bir kanaat içermez. - **Tutukluluğun Devamına Karar Veren Hakim:** Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/29 K. sayılı kararına göre, itiraz üzerine sanığın tutukluluk durumunu inceleyip 'mevcut delil durumu, suçun vasfı' gibi gerekçelerle tutukluluğun devamına karar veren bir hakim, sanığın suçluluğu hakkında güçlü bir kanaat oluşturmuş sayılır. Bu hakimin, daha sonra aynı davanın temyiz incelemesine katılması CMK m.23/1'e ve AİHS m.6'daki adil yargılanma hakkına aykırılık oluşturur ve mutlak bir bozma nedenidir. (Kaynak: hakimin-reddi-ve-cekinmesi.html)