Hakimin davaya bakamayacağı haller (görev yasağı) ile tarafsızlığını şüpheye düşüren haller arasındaki temel fark nedir? Bu fark, reddi hakim talebinin süresine nasıl yansır?
Temel fark, yasaklılık nedenlerinin kanunda sınırlı sayıda (numerus clausus) sayılmış olması ve mutlak nitelik taşımasıdır. Tarafsızlığı şüpheye düşüren haller ise kanunda sayılmamıştır, her somut olayın özelliğine göre değerlendirilir ve nispi niteliktedir. **Hakimin Davaya Bakamayacağı Haller (Görev Yasağı - CMK m.22-23):** Hakimin suçtan zarar görmesi, taraflardan biriyle belirli derecede hısımlık ilişkisi olması, aynı davada daha önce savcı, avukat, tanık veya bilirkişi olarak görev yapması gibi kanunda açıkça sayılan durumlardır. Bu hallerde hakimin tarafsız olamayacağı kanunen varsayılır ve çekinmesi zorunludur. **Tarafsızlığını Şüpheye Düşüren Haller (CMK m.24):** Hakimin taraflardan biriyle nişanlı olması, aralarında husumet bulunması, davayla ilgili kamuoyu önünde görüş açıklaması gibi kanunda sayılmayan ancak tarafsızlığına gölge düşürebilecek her türlü sebeptir. **Süreye Yansıması:** - **Görev Yasağı Hallerinde:** Ret talebi herhangi bir süreye tabi değildir. Yargılamanın her aşamasında, hüküm kesinleşinceye kadar ileri sürülebilir. Çünkü bu durum, mutlak bir hukuka aykırılık ve yargılamanın temelden sakatlanması anlamına gelir. - **Tarafsızlığı Şüpheye Düşüren Hallerde:** Ret talebi süreye tabidir. CMK m.25/1'e göre, ilk derece mahkemelerinde sanığın sorgusu başlayıncaya kadar istenebilir. Eğer ret sebebi sonradan ortaya çıkmış veya öğrenilmişse, öğrenilmesinden itibaren 7 gün içinde talepte bulunulmalıdır. (Kaynak: hakimin-reddi-ve-cekinmesi.html)