Metinde geçen 'Failin kastını belirleyen dış dünyaya yansıyan hareketleri olup...' ifadesinden yola çıkarak, ceza hukukunda 'kast'ın sübjektif bir unsur olmasına rağmen tespitinin neden objektif kriterlere dayandığını açıklayınız.
Kast, failin iç dünyasıyla ilgili, 'bilme ve isteme'den oluşan sübjektif bir unsurdur. Bir kişinin zihninden geçeni okumak mümkün olmadığından, hukuk, kastın varlığını doğrudan tespit edemez. Bu nedenle, failin iç dünyasındaki bu niyetin varlığını, dış dünyaya yansıyan, gözlemlenebilir ve objektif hareketlerinden yola çıkarak dolaylı yoldan tespit etmek zorundadır. Metinde tartışılan kasten öldürme ve yaralama suçlarının ayrımında kullanılan kriterler (kullanılan silah, darbe sayısı, isabet bölgesi, failin olay sonrası davranışları vb.) tam olarak bu objektif göstergelerdir. Mahkeme, bu dışsal hareketleri bir bütün olarak değerlendirerek, failin iç dünyasındaki niyetin (kastın) öldürmeye mi yoksa sadece yaralamaya mı yönelik olduğuna dair mantıksal bir sonuca ulaşır. Yani, sübjektif unsurun ispatı, objektif deliller aracılığıyla yapılır (sen.av.tr/tr/makale/failin-kastinin-oldurmeye-mi-yoksa-yaralamaya-mi-yonelik-oldugu-tartismasi).