Bir kamu görevlisinin görevi sırasında bir vatandaşa zarar vermesi durumunda, vatandaşın doğrudan bu kamu görevlisine karşı adli yargıda tazminat davası açması mümkün müdür? Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2016/12742 E. sayılı kararında bu konuda hangi anayasal ve yasal ilkelere atıf yapılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #29871

Hayır, mümkün değildir. Yargıtay'ın anılan kararına göre, bu durumda dava doğrudan kamu görevlisine değil, onun görev yaptığı ilgili kamu kurumuna karşı açılmalıdır. Kararın dayandığı ilkeler şunlardır: 1. Anayasa m. 40/3 ve m. 129/5: Bu maddeler, memurların ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının, ancak kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, idare aleyhine açılabileceğini düzenler. 2. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu: Bu kanun da benzer şekilde sorumluluğun idareye ait olduğunu, idarenin ise ödediği tazminatı ilgili memura rücu etme hakkının bulunduğunu belirtir. Bu düzenlemeler, hizmet kusurundan doğan sorumluluğun idareye ait olduğu ve davaların idareye yöneltilmesi gerektiği ilkesini benimsemiştir. Kamu görevlisine karşı doğrudan adli yargıda açılan dava, husumet yokluğu nedeniyle reddedilmelidir (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-336-adli-yardim-talebi.html).