Anayasa Mahkemesi'nin 'gerekçeli karar hakkı'na ilişkin içtihadı ışığında, CMK'da yer alan ve kanun yolu süresini 'tefhim'den başlatan düzenlemenin Anayasa m. 36 ve m. 141'e aykırılığı ileri sürülebilir mi? Bu konudaki potansiyel bir anayasallık denetiminde hangi argümanlar öne çıkardı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #29866

Evet, ileri sürülebilir. Potansiyel bir anayasallık denetiminde öne çıkacak argümanlar şunlar olurdu: 1) Mahkemeye Etkili Erişim Hakkının İhlali (Anayasa m. 36): Taraflar, aleyhlerine verilen bir kararın gerekçesini bilmeden, hangi hukuki ve fiili sebeplere dayandığını öğrenmeden kanun yoluna etkili bir başvuru yapamazlar. Gerekçesiz bir karara karşı yapılan başvuru, savunma hakkını ve adil yargılanma hakkının özünü zedeler. 2) Gerekçeli Karar Hakkının İhlali (Anayasa m. 141): Sürenin tefhimle başlatılması, mahkemeleri gerekçeli kararları hızla yazmaya teşvik etse de, uygulamada bu durum fiilen gerekçesiz bir karara karşı kanun yoluna başvurma zorunluluğu doğurmaktadır. Bu, Anayasa'nın 'bütün kararlar gerekçelidir' emrini anlamsız kılmaktadır. Nitekim AYM, Vesim Parlak ve Ayşe Eşlik gibi kararlarında, gerekçesi bilinmeyen bir karara karşı kanun yolunun etkin kullanılamayacağını belirterek bu yönde ihlal kararları vermiştir. Bu durum, CMK'daki düzenlemenin Anayasa'ya aykırılığı iddiasını güçlendirir (sen.av.tr/tr/makale/sure-tutum-dilekcesi-ve-mahkemeye-erisim-hakki-ile-aymye-basvuru-suresinin-azligi, sen.av.tr/tr/makale/gerekceli-karar-hakki2).