Bir ceza davasında iddianameyi düzenleyen Cumhuriyet savcısının eşi olan hâkimin, o davada yargılama yapıp hüküm vermesi, CMK m. 22 veya m. 23'te açıkça yasaklanmış mıdır? Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2017/3518 E. sayılı kararında bu sorun nasıl çözümlenmiş ve hangi ilkelere dayanılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #29817

Hayır, bu durum CMK m. 22 veya m. 23'te açıkça bir yasaklama hali olarak sayılmamıştır. Ancak Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2017/3518 E. sayılı kararında bu durumun bozma nedeni olduğuna hükmetmiştir. Dairenin dayandığı ilkeler şunlardır: 1. 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 46. maddesi: 'Karı-koca... bir mahkemenin aynı dairesinde görev yapamazlar.' hükmünün kıyasen yorumu ve yargısal hassasiyet. 2. Objektif Tarafsızlık İlkesi: Davanın tarafları bu durumu bir ret sebebi olarak ileri sürmese bile, dışarıdan bakıldığında hâkimin tarafsızlığı konusunda makul bir şüphe uyandıracağı kabul edilmiştir. 3. AİHS m. 6 (Adil Yargılanma Hakkı): Anayasa m. 90 uyarınca iç hukukun bir parçası olan AİHS'nin 'tarafsız bir mahkeme' tarafından yargılanma ilkesi ihlal edilmiş olur. Daire, AİHM'in Piersack/Belçika kararına da atıf yaparak, iddia makamıyla bu denli yakın bir ilişkinin objektif tarafsızlığa aykırı olduğu sonucuna varmıştır. Özetle, açık bir yasal yasak olmasa da, Yargıtay bu durumu tarafsızlık ilkesi ve AİHS m. 6'nın ruhuna aykırı bularak bir bozma nedeni olarak kabul etmiştir (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-22-hakimin-davaya-dakamayacagi-haller.html).