Metindeki vakada sanık, kendini savunamayacak derecede alkollü olan maktulün kafasına 20 dakika boyunca defalarca yumruk, tekme ve sopa ile vurmuştur. Maktulün savunmasız olması, failin kastının belirlenmesinde nasıl bir rol oynar? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 12.06.1995 tarihli kararı bu konuda ne söylemektedir?
Mağdurun kendini savunamayacak durumda olması, failin eylemlerini hiçbir engelle karşılaşmadan sürdürebilmesine olanak tanır ve bu durum, darbelerin sayısı ve şiddetinin artmasına neden olabilir. Bu, failin kastının yaralamayı aşıp öldürmeye yöneldiğinin güçlü bir göstergesi olarak kabul edilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 12.06.1995 tarihli, 1995/1-119 E. sayılı kararında da, 'sanık kendisine hiçbir şekilde karşı koymayan maktulün başına ve vücudunun muhtelif yerlerine... birçok kere vurmuş ve bu darbeler sonucu maktul yere düştüğü halde, bununla yetinmeyip... vurmaya devam etmiştir' şeklindeki eylemin kasten adam öldürme olarak nitelendirilmesi hukuka uygun bulunmuştur. Mağdurun savunmasızlığı, failin fiili üzerindeki hakimiyetini ve neticeyi belirlemedeki iradesini daha net ortaya koyar (sen.av.tr/tr/makale/failin-kastinin-oldurmeye-mi-yoksa-yaralamaya-mi-yonelik-oldugu-tartismasi).