Metinde incelenen Yargıtay 1. Ceza Dairesi kararında (2021/13263 E.), ilk bozma gerekçelerinden biri olarak 'sanık ile maktul arasında öldürmeyi gerektirir husumet bulunmadığı' gösterilmiştir. Bu gerekçeyi, öldürme kastının tespiti açısından kritik bir şekilde değerlendiriniz. Husumet yokluğu, öldürme kastının daima yokluğu anlamına mı gelir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #29797

Hayır, husumet yokluğu tek başına öldürme kastının yokluğu anlamına gelmez. Husumet, Yargıtay'ın kastı belirlemede kullandığı kriterlerden sadece biridir ve diğer kriterlerle birlikte değerlendirilmelidir. Metinde de belirtildiği gibi, öldürme kastı ani bir şekilde (ani gelişen kasıtla) de oluşabilir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2000/299 E. sayılı kararında, 'geçmişte önemli bir husumetleri olmamasının eylemle açığa çıkan öldürme kastını reddetmeye etkili olamayacağı' açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla, failin eyleminin niteliği, şiddeti, sürekliliği ve özellikle hayati bölgelere yönelmesi gibi diğer objektif kriterler öldürme kastını açıkça ortaya koyuyorsa, önceden bir husumet bulunmaması sonuca etkili olmamalıdır. Yargıtay'ın bozma kararındaki bu gerekçe, diğer objektif delillerin ağırlığı karşısında zayıf kalmaktadır ve tek başına belirleyici olmamalıdır (sen.av.tr/tr/makale/failin-kastinin-oldurmeye-mi-yoksa-yaralamaya-mi-yonelik-oldugu-tartismasi).