Bir davada Yargıtay Cumhuriyet Savcısı olarak tebliğname düzenleyen bir hukukçunun, daha sonra Yargıtay üyesi (hâkim) olarak atandığında aynı davanın temyiz incelemesine katılması mümkün müdür? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (2015/434 K.) bu konudaki kararının hukuki dayanakları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #29733

Hayır, mümkün değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2015/434 K. ve yerleşik diğer kararlarına göre bu durum, hâkimin davaya bakamayacağı hallerden birini oluşturur. Hukuki dayanakları şunlardır: 1. CMK m. 22/1-g: Bu madde, 'aynı davada Cumhuriyet savcılığı... yapmışsa' hâkimin görev yapamayacağını düzenler. Yargıtay Cumhuriyet Savcısı, Yargıtay nezdinde iddia makamını temsil eder ve düzenlediği tebliğname ile Başsavcı adına görüş bildirir. Bu, savcılık görevi kapsamında bir faaliyettir. 2. Adil Yargılanma Hakkı (AİHS m. 6): AİHM'in Piersack/Belçika kararında da vurgulandığı gibi, bir yargıcın daha önce aynı davada iddia makamı içinde bir rol üstlenmiş olması, mahkemenin objektif tarafsızlığına gölge düşürür ve adil yargılanma hakkını ihlal eder. Dolayısıyla, daha önce savcı sıfatıyla görüş bildirdiği bir dosyaya sonradan hâkim sıfatıyla katılması, hem ulusal mevzuata (CMK m. 22) hem de uluslararası sözleşmelere (AİHS m. 6) aykırıdır ve mutlak bozma nedenidir (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-22-hakimin-davaya-dakamayacagi-haller.html).