İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi'nin Hadjianatassiou/Yunanistan kararında, kısa temyiz süresi nedeniyle gerekçeli kararı görmeden başvuru yapmak zorunda kalan başvurucu hakkında verdiği kararın temel argümanı nedir? Bu karar, Türk hukukundaki 'süre tutum' ve tefhimden süre başlatma uygulamaları için ne ifade etmektedir?
Hadjianatassiou/Yunanistan kararında AİHM, kişilerin sahip olduğu temyiz hakkını etkili bir biçimde kullanabilmesinin, mahkeme kararlarının gerekçelerinin yeterli açıklıkta olmasına bağlı olduğunu vurgulamıştır. Gerekçesi bilinmeyen bir karara karşı yapılan başvurunun etkili olamayacağını belirtmiştir. Beş günlük kısa temyiz süresi nedeniyle başvurucunun gerekçeli kararı görmeden başvuru yapmak zorunda kalmasını, adil yargılanma hakkının (AİHS m. 6) ihlali olarak değerlendirmiştir. Bu karar, Türk hukukundaki uygulamalar için önemli bir emsaldir. Gerek CMK'da gerekse özel kanunlarda, kanun yolu süresinin gerekçesiz kısa kararın tefhiminden itibaren başlatılması, AİHM'in bu kararında ortaya koyduğu 'etkili başvuru hakkı' ve 'gerekçeli karar hakkı' ilkeleriyle çelişmektedir. Bu durum, AİHS m. 6'nın ihlaline yol açabilecek bir uygulama olduğunu göstermektedir (sen.av.tr/tr/makale/sure-tutum-dilekcesi-ve-mahkemeye-erisim-hakki-ile-aymye-basvuru-suresinin-azligi).