Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü kesinleşen bir kişi ile sanık arasında gerçekleştirilen telefon görüşmeleri, sanık hakkında daha önceden aynı suçtan soruşturmaya başlanılmamış ve suç işleme şüphesi altında bulunmaması halinde, CMK'nın 135/3. maddesi kapsamında yasak delil niteliğinde midir?
Evet, CMK'nın 135. maddesinin üçüncü fıkrasında 'Şüpheli veya sanığın tanıklıktan çekinebilecek kişilerle arasındaki iletişimi kayda alınamaz. Kayda alma gerçekleştikten sonra bu durumun anlaşılması hâlinde, alınan kayıtlar derhâl yok edilir' hükmü yer almaktadır. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2018/3005 E., 2021/1198 K. sayılı kararına göre, eğer konuşması kayıt altına alınan kişi tanıklıktan çekinme hakkına sahipse (CMK 45 kapsamında) ve suça katıldığı daha önceden başka delillerle belirlenmemişse, bu kayıtlar yasak delil niteliğinde olup hükme esas alınamaz. Ancak, Ceza Genel Kurulu'nun 2013/10-642 E., 3014/302 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, birlikte suç işleme şüphesi altında bulunan kişileri kapsamayacağı, tanıklıktan çekinme hakkına sahip olan kişinin suça katıldığı daha önceden başka delillerle belirlenmiş ise bu dinleme ve kayıt yasağından söz edilemeyeceği belirtilmiştir. Somut olayda, eğer telefon görüşmesi yapılan kişi sanık hakkında soruşturma başlamadan önce suç şüphesi altında değilse, bu kayıtlar yasak delildir.