HMK madde 125'in gerekçesi, 'dava konusunun davacı tarafından üçüncü bir kişiye devredilmesi hâlinde, devralan üçüncü kişinin, hukuk gereği (ipso iure) davacı sıfatı ve buna bağlı olarak dava takip yetkisi kazanacağı' ilkesini belirtir. Bu ilkenin dava takip yetkisi açısından önemini ve devralan kişinin davanın tarafları arasındaki konumunu açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #296494

HMK madde 125'in ikinci fıkrasının gerekçesi, 'dava konusunun davacı tarafından üçüncü bir kişiye devredilmesi hâlinde, devralan üçüncü kişinin, hukuk gereği (ipso iure) davacı sıfatı ve buna bağlı olarak dava takip yetkisi kazanacağı ve davanın yeni davacı ile süreceği' ilkesini vurgulamaktadır. **İlkenin Dava Takip Yetkisi Açısından Önemi:** * **Davanın Kesintisiz Devamı:** 'İpso iure' (hukuk gereği) ibaresi, dava konusunun devri gerçekleştiği anda, devralan kişinin herhangi bir mahkeme kararına veya onaya gerek olmaksızın otomatik olarak davacı sıfatını ve dava takip yetkisini kazanması anlamına gelir. Bu, davanın gereksiz yere kesintiye uğramasını, duraksamasını veya yeniden dava açılmasını engeller, yargılama ekonomisine katkıda bulunur. * **Davacı Sıfatının Geçişi:** Asıl davacı, dava konusunu devrettiği anda dava takip yetkisini kaybeder. Bu yetki doğrudan devralan kişiye geçer. Davacı sıfatı, davayı yürütme, yargılama faaliyetlerinde bulunma ve hükmün muhatabı olma yetkisini ifade eder. * **Savunma Hakkının Korunması:** Devralan kişinin dava takip yetkisi kazanması, davanın diğer tarafı (davalı) açısından da önemlidir. Davalı, kiminle muhatap olacağını, kime karşı savunma yapacağını bilir ve yeni davacının usul kurallarına uygun olarak davaya dahil edilmesiyle hukuki dinlenilme hakkı korunur. **Devralan Kişinin Dava Tarafları Arasındaki Konumu:** Devralan kişi, eski davacının 'yerine' geçer ve davanın 'kaldığı yerden itibaren' devam etmesi prensibi benimsenir. Bu, davanın geçmişe dönük işlemleri açısından bir iptal veya yeniden başlama anlamına gelmez. Devralan kişi, eski davacının hukuki halefi konumuna geçer ve davanın geldiği aşamadaki tüm hak ve yükümlülüklerini üstlenir. Davanın önceki aşamalarında yapılan tüm usul işlemleri ve toplanan deliller geçerliliğini korur. Devralan kişi, davanın taraflarından biri olarak davacının sahip olduğu tüm yetkileri kullanabilir ve kararın kendisi için hüküm ifade etmesini sağlar. **Yargıtay Kararları:** * YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ'nin 2017/16289 E., 2017/17592 K. sayılı kararında, davacıların hisselerini dava dışı şahıslara devrettikleri durumda HMK 125/2 maddesi uyarınca yeni maliklere davanın ihbar edilmesi ve davaya katıldığı takdirde delillerini sunması konusunda süre ve imkan tanınması gerektiği belirtilmiştir. Bu, devralanın aktif bir davacı sıfatı kazanmasının gereğini ortaya koyar. * YARGITAY 14. HUKUK DAİRESİ'nin 2016/9327 E., 2017/156 K. sayılı kararında, dava konusunun üçüncü kişiye temliki durumunda 'dava takip yetkisi ortadan kalkmış olduğundan, davanın açıldığı haliyle devam etmesi düşünülemez' denilerek, yeni maliklerin davaya dahil ettirilerek davanın onların huzuruyla kaldığı yerden devamına karar verilmesi gerektiği vurgulanmıştır. * YARGITAY 18. HUKUK DAİRESİ'nin 2016/10288 E., 2016/10719 K. sayılı kararında da, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, taşınmazın dava tarihinden sonra satılması üzerine yeni malikin davacı sıfatı kazanması gerektiği ve eski malikin aktif dava ehliyeti bulunmadığı için kararın bozulması gerektiği belirtilmiştir.