HMK madde 176 uyarınca ıslah ile 'tanık listesi' sunulabilir mi? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını ve hukuki gerekçelerini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #296487

HMK madde 176 uyarınca ıslah, tarafların yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen düzeltmesini sağlayan bir imkandır. Ancak ıslahın kapsamı, her türlü usul işlemini kapsamaz. Özellikle 'tanık listesi' sunma konusunda Yargıtay'ın katı bir yaklaşımı bulunmaktadır. **Yargıtay Yaklaşımı:** Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, **ıslah yoluyla tanık listesi verilemez.** Bu durum, özellikle HMK'nın 240/2. maddesinde yer alan 'ikinci tanık listesi verilemeyeceği' yasağına dayanır. **Hukuki Gerekçeler:** 1. **Dilekçeler Aşamasında Delil Bildirme Yükümlülüğü:** HMK madde 119/1-e-f ve 129/1-e-f gereğince, tarafların dava veya cevap dilekçelerinde iddia ve savunmanın dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini ve iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğini açıkça gösterme zorunluluğu vardır. Tanık, bu delil bildirme yükümlülüğü kapsamındadır. 2. **Ön İnceleme Aşaması:** Delillerin bildirilmesi ve toplanması esasen ön inceleme aşamasında tamamlanır. HMK 141/1'e göre, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez, delil de sunulamaz. 3. **Islahın Sınırları:** Islah, 'yeni vakıaların' davaya dahil edilmesi durumunda, bu yeni vakıaları ispatlamak için delil sunulmasına olanak tanır. Ancak, mevcut vakıalar için süresinde bildirilmemiş bir tanık delilinin ıslah yoluyla sonradan eklenmesi, ıslahın amacını aşan ve delil sunma yasaklarını dolanmaya yönelik bir eylem olarak kabul edilir. **İlgili Yargıtay Kararları:** * **Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2018/12089 K. sayılı kararı:** Bu kararda, davacının dava dilekçesinde deliller kısmında tanık deliline dayanmadığı gibi ön inceleme aşamasında da tanık listesi sunmadığı, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporundan sonra delil listesinin ıslahı ile tanık deliline başvurduğu olayda, 'Davacı delil listesinde dayanmadığı gibi ön inceleme aşamasında da ileri sürmediği tanık deliline bu şekilde ıslah yoluyla dayanamayacağından tanıkların mahkemece dinlenerek hükme esas alınması hatalıdır' hükmü kurulmuştur. * **Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2022/5112 E., 2022/7116 K. sayılı kararı:** Bu kararda da, davacı kadının dilekçeler aşamasında delil bildirmediği ve ıslah dilekçesiyle yeni vakıa bildirmediği anlaşıldığından, usulüne uygun şekilde süresinde dayanılmayan tanık deliline göre dinlenilen tanık beyanlarının esas alınmasının usul ve kanuna aykırı olduğu belirtilmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay'a göre ıslah, süresinde bildirilmeyen tanık delilini yargılamaya sokma aracı olarak kullanılamaz. Ancak ıslahla ileri sürülen 'yeni vakıalar' için delil sunma imkanı mevcuttur. Bu ayrım, ıslahın yargılama düzenini bozmadan, ancak usuli hataları düzeltme amacına hizmet etmesini sağlamayı hedefler.