Bir ceza davasında, tefrik edilen (ayrılan) bir dosyada, mahkemenin eski dosyayı duruşmaya getirip 'okuması', sanığın savunma hakkının yerine getirilmesi için yeterli midir? Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2014/3753 sayılı kararında bu konuda aranan usuli şartlar nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #296445

Hayır, yeterli değildir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2014/1744 E., 2014/3753 K. sayılı kararında, bu tür bir uygulamanın sanığın savunma hakkını (CMK m. 147) ve adil yargılanma hakkını ihlal ettiği belirtilmiştir. Mahkemenin yapması gereken usuli işlemler şunlardır: 1) Tefrik edilen ana dosyada bulunan ve sanığın davasını ilgilendiren her bir belgenin (raporlar, tutanaklar, ifadeler vb.) 'onaylı suretleri'nin alınıp tefrik edilen dosya içine konulması gerekir. 2) CMK m. 209 vd. hükümlerine göre, sanığın sorgusu sırasında, aleyhindeki bu delillerin (tıbbi raporlar, olay yeri tutanakları, tanık ve diğer sanık ifadeleri vb.) kendisine tek tek 'okunması' gerekir. 3) En önemlisi, CMK m. 215 uyarınca, her bir delil okunduktan sonra sanığa ve müdafiine 'diyeceklerinin sorulması' gerekir. Sadece dosyanın getirip okunduğuna dair bir ibarenin tutanağa geçirilmesi, sanığa bu delillere karşı somut olarak savunma yapma imkanı tanımadığı için, savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelir ve bu durum, mutlak bir bozma nedenidir.