Şiddetli geçimsizlik nedeniyle açılan bir boşanma davasında, tarafların, daha önce meydana gelen ve boşanma sebebi olabilecek olaylardan sonra birlikte yaşamaya devam etmeleri, 'af' veya 'hoşgörü' olarak kabul edilirken, hangi tür olaylar bu kapsamda değerlendirilemez?
Kural olarak, affedilen veya hoşgörüyle karşılanan geçmiş olaylar boşanma davasına dayanak yapılamaz. Ancak Yargıtay, bazı eylemlerin nitelikleri gereği affedilmiş veya hoşgörülmüş sayılamayacağını kabul etmektedir. Özellikle, 'sürekli ve tekrar eden' kusurlu davranışlar bu kapsamdadır. Örneğin: 1) Sürekli Fiziksel Şiddet: Bir eş, şiddet gördükten sonra barışsa bile, şiddet eylemleri devam ediyorsa, önceki eylemleri affettiği söylenemez. Her yeni şiddet eylemi, önceki hoşgörüyü ortadan kaldırır. 2) Alkol veya Kumar Bağımlılığı: Eşin alkol veya kumar bağımlılığı devam ediyorsa, diğer eşin bir süre daha birlikte yaşaması, bu durumu affettiği değil, evliliği kurtarmak için katlandığı şeklinde yorumlanır. 3) Sürekli Hakaret ve Aşağılama: Hakaret ve aşağılayıcı davranışlar bir yaşam tarzı haline gelmişse, mağdur eşin bir süre daha evliliği sürdürmesi, bu onur kırıcı davranışları affettiği anlamına gelmez. Af, kural olarak tek bir olaya özgüdür. Davranış süreklilik arz ediyorsa, her yeni eylemle birlikte boşanma hakkı yeniden doğar ve önceki birliktelik, affa delil olarak gösterilemez.