HMK m. 179/2'de sayılan ve ıslahla geçersiz kılınamayan 'ikrar', 'tanık ifadeleri', 'bilirkişi raporu' gibi delillerin hatalı veya gerçeğe aykırı olduğu sonradan anlaşılırsa, tarafların bu delilleri bertaraf etme yolu nedir?
Bu deliller ıslahla geçersiz kılınamasa da, tarafların bu delilleri çürütmek veya etkisiz bırakmak için başka usuli yolları vardır. Islah yasağı, bu delillerin 'dokunulmaz' olduğu anlamına gelmez. Tarafların kullanabileceği yollar şunlardır: 1) Karşı Delil Sunma: Taraflar, aleyhlerine olan tanık ifadesini çürütecek başka tanıklar dinletebilir, bilirkişi raporuna karşı yeni bir bilirkişi raporu (uzman mütalaası - HMK m. 293) aldırabilir veya ikrarın aksini ispatlayan belgeler sunabilir. 2) Delilin Güvenilirliğini Tartışma: Delillerin tartışılması aşamasında (HMK m. 216), taraflar, tanığın yalan söylediğini, bilirkişinin taraflı olduğunu veya raporun bilimsel dayanaktan yoksun olduğunu somut gerekçelerle ileri sürerek, mahkemenin delil takdiri (HMK m. 217) aşamasında bu delile itibar etmemesini sağlamaya çalışabilirler. 3) Kanun Yolları: Mahkemenin bu hatalı delillere dayanarak verdiği karara karşı, istinaf ve temyiz yoluna başvurarak, delil değerlendirmesinde hata yapıldığını ileri sürebilirler. 4) Yargılamanın İadesi: Eğer tanığın yalan tanıklık yaptığı veya bilirkişinin gerçeğe aykırı rapor düzenlediği bir ceza mahkemesi kararıyla sabit olursa, hüküm kesinleştikten sonra dahi 'yargılamanın iadesi' (HMK m. 375) yoluna başvurarak, bu delilin etkisizleştirilmesi ve davanın yeniden görülmesi talep edilebilir. Özetle, ıslah yasağı, delillerin içeriğine itiraz etme ve onları çürütme hakkını ortadan kaldırmaz.