Bir kasten yaralama olayı sonucunda mağdurda oluşan kemik kırığının hayat fonksiyonlarını 'orta (2.) derece' etkilediği adli tıp raporuyla tespit edilmiştir. Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2020/20173 K. sayılı kararında, mahkemenin TCK m. 87/3 uyarınca 1/3 oranında artırım yapması neden 'orantılılık ilkesine aykırı' bulunmuştur?
Bu durum, Yargıtay'ın cezanın bireyselleştirilmesinde benimsediği orantısal yaklaşım nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur. TCK m. 87/3, cezanın 'yarısına kadar' (yani en fazla 6/12 oranında) artırılabileceğini belirtir. Adli tıp, kırıkları genellikle 1'den 6'ya kadar derecelendirir. Orta (2. derece) bir kırık, bu skalanın alt-orta seviyesinde yer alır. Yargıtay'a göre, mahkemenin uygulayacağı artırım oranı, kırığın bu skaladaki yeriyle orantılı olmalıdır. 1/3 oranındaki bir artırım (4/12'ye denktir), Yargıtay tarafından orta (2. derece) bir kırık için yüksek ve orantısız bulunmuştur. Çünkü bu oran, daha ağır olan 3. veya 4. derece kırıklar için uygulanması gereken bir orana daha yakındır. Yargıtay, 2. derece bir kırık için daha makul ve orantılı bir artırımın (örneğin 1/6 veya 1/5 gibi) yapılması gerektiğini ima etmektedir. Mahkemenin, nispeten hafif bir kırığa, ağır kırıktakine yakın bir oranda artırım uygulaması, TCK m. 3'teki 'fiilin ağırlığıyla orantılı ceza' ilkesinin ihlali olarak görülmüştür.