Ceza Genel Kurulu'nun 2023/149 sayılı kararında, sanık savcının eyleminin icbar suretiyle irtikap suçunu oluşturmadığına karar verilirken, 'mağdurun avukat olması' olgusu neden önemli bir faktör olarak kabul edilmiştir?
Bu olgu, icbarın sübjektif unsurunun, yani mağdurun iradesi üzerindeki etkinin değerlendirilmesinde önemli bir faktör olarak kabul edilmiştir. İcbarın varlığı için, failin eyleminin, mağduru manevi olarak baskı altına alabilecek, onun iradesini kırabilecek ve onu menfaat teminine mecbur bırakabilecek nitelikte olması gerekir. Mağdurun kişisel özellikleri (eğitim durumu, mesleği, tecrübesi vb.) bu baskının etkisini değerlendirmede dikkate alınır. Ceza Genel Kurulu kararında, mağdurun bir 'avukat' olması, onun hukuk bilgisine sahip, haklarını ve yasal yolları bilen, bir kamu görevlisinin talebinin hukuka uygun olup olmadığını kolayca ayırt edebilecek ve bu tür bir teklif karşısında nasıl davranacağını bilecek bir konumda olduğu anlamına geldiği kabul edilmiştir. Bu nedenle, sanığın 'telkin' niteliğindeki taleplerinin, bir avukat olan mağdur üzerinde, sıradan bir vatandaşa yapacağı etkiyi yapmayacağı, onun iradesini 'icbar' boyutunda baskı altına alamayacağı ve mağdurun bu durumdan kolaylıkla kurtulabileceği sonucuna varılmıştır. Mağdurun mesleği, icbarın 'elverişliliği' ve 'yoğunluğu'nun değerlendirilmesinde kritik bir rol oynamıştır.