Ceza Genel Kurulu'nun 2018/223 sayılı kararında atıf yapılan Kadastro Kanunu m. 36/1 uyarınca, kadastro davasında davacının, hakimin belirlediği süre içinde gerekli giderleri (tanık, bilirkişi ücreti vb.) yatırmamasının hukuki sonucu nedir?
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesinin birinci fıkrasına göre, kadastro davalarında taraflardan her biri, dinlenmesini talep ettiği tanık ve bilirkişi ücreti gibi yargılama giderlerini karşılamak zorundadır. Fıkranın devamında, bu yükümlülüğe uymamanın yaptırımı açıkça belirtilmiştir: 'Davacı hakim tarafından belirlenecek süre içinde gerekli giderleri mahkeme veznesine yatırmadığı takdirde, onunla ilgili delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılır.' Bu, özel bir usul hükmüdür. Yani, davacı kendisine verilen kesin süre içinde delil avansını yatırmazsa, davası doğrudan reddedilmez, ancak o delile (örneğin, dinletmek istediği tanığa veya yapılmasını istediği keşfe) dayanma hakkını kaybeder. Eğer davacının iddiasını ispatlayacak başka bir delili yoksa, bu durum dolaylı olarak davanın reddine yol açabilir. Bu hüküm, kadastro davalarının kendine özgü niteliği ve hızlı bir şekilde sonuçlandırılması gerekliliği nedeniyle getirilmiş özel bir düzenlemedir.