Sanığın, olay yerinden kaçan yaralı mağdurun peşinden gitmeyerek eylemine devam etme imkanı varken etmemesi, kasten öldürmeye teşebbüs ile kasten yaralama suçlarının ayrımında nasıl bir kriter olarak kullanılır? (Bkz: YCGK-2013/627 Karar)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #296419

Bu durum, failin kastının öldürmeye değil, yaralamaya yönelik olduğuna dair önemli bir kriter olarak kullanılır. Bu, 'gönüllü vazgeçme' (TCK m. 36) ile karıştırılmamalıdır; burada fail, eylemini tamamlamıştır ancak daha ileri gitmemektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/627 sayılı kararında da bu kriter vurgulanmıştır. Kararda, sanığın mağduru yaraladıktan sonra, 'yaralı halde kaçan katılanı yakalayıp eylemine devam etme imkanı varken devam etmemiş bulunması' hususu, sanığın öldürme kastının bulunmadığı, kastının yaralamayla sınırlı olduğu yönünde güçlü bir delil olarak kabul edilmiştir. Eğer failin amacı öldürmek olsaydı, yaralı ve savunmasız durumdaki mağdurun peşinden giderek eylemini tamamlamaya çalışması beklenirdi. Eylemine devam etme imkanı varken kendiliğinden son vermesi, ölüm neticesini istemediğini ve amacına (yaralama) ulaştığını düşündüğünü gösterir. Bu nedenle, bu tür durumlarda eylem genellikle kasten yaralama olarak vasıflandırılır.