CMK m. 216'da düzenlenen 'delillerin tartışılması' aşamasının, CMK m. 217'deki 'delilleri takdir yetkisi' ile ilişkisi nedir? Bu aşama, adil yargılanma hakkı açısından ne ifade eder?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #296415

'Delillerin tartışılması' (CMK m. 216), 'delillerin takdiri'nden (CMK m. 217) önce gelen ve onun ön şartı olan bir aşamadır. CMK m. 217/1, 'Hakim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurda tartışılmış delillere dayandırabilir' diyerek bu ilişkiyi kurmuştur. Delillerin tartışılması, duruşmada ortaya konulan tüm delillerin (tanık beyanları, bilirkişi raporları, belgeler vb.) taraflara (Cumhuriyet savcısı, sanık, müdafii, katılan, vekili) tek tek söz hakkı verilerek, bu delillerin doğruluğu, güvenilirliği ve ispat gücü hakkında görüşlerini, lehe ve aleyhe olan yönlerini beyan etmeleridir. Bu aşama, 'çelişmeli yargılama' ve 'silahların eşitliği' ilkelerinin, dolayısıyla adil yargılanma hakkının (Anayasa m. 36, AİHS m. 6) en temel gereğidir. Taraflar, aleyhlerindeki delillere karşı savunma yapma ve lehlerindeki delilleri vurgulama imkanı bulurlar. Hakim, ancak bu tartışma süreci tamamlandıktan sonra, tüm iddia ve savunmaları dinleyip değerlendirerek, CMK m. 217'deki serbest takdir yetkisini kullanabilir ve vicdani kanaatine göre bir hüküm kurabilir. Tartışılmamış bir delile dayanılarak hüküm kurulması, mutlak bir bozma nedenidir.